Kayın: En büyük oyu AK Parti’den alacağız

Saadet Partisi Derince Belediye Başkan Adayı Halil Kayın gazetemize verdiği özel röportajda, “En büyük oyu AK Parti’den alacağız. Daha sonra MHP’den oy alacağız ve CHP’den de çok hatırı sayılır bir oy alacağım” dedi.

Video için play'e tıklayın

Saadet Partisi Derince Belediye Başkan Adayı Halil Kayın gazetemize ziyarette bulunarak gazetemize özel röportaj verdi. Kayın röportajında samimi açıklamalarda bulunarak projelerinden, rakiplerine, seçim atmosferinden, seçmenlere kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Siyasi geçmişinizden biraz bahseder misiniz?

2005 yılında Saadet Partisi’nde gençlik kolları başkanlığı yaptım. Daha sonra uzun süre ilk başkan yardımcılığı yaptım. 2014-2018 yılları arasında Saadet Partisi Derince ilçe başkanlığı görevini yaptım. 

Adaylık süreniz nasıl gelişti?

Saadet Partisi’nde adaylık süreci yoklama temayülleri ve istişarelerle oluyor. Derince’de de konuşulan isimler arasında Genel Merkez’den benim ismim geldi. Ben olabilme ihtimalini düşünüyordum ama illa olsun diye bir gayretim çok olmamıştı aslında. Aday oldum ve şimdi heyecanlı bir kampanya dönemini yürütüyoruz. 

Derince’nin eksikleri nelerdir?

 Derince’nin en büyük problemi kentleşme kimliğini tamamlayamamış olmasıdır. Bu yüzden biz de sloganımızı “Güç Sende Kabuğunu Kır Derince” olarak belirledik. Derince’nin bir Çenesuyu markası var. Çenesuyu, Saadet Partisi döneminde kuruldu. Bu Çenesuyu’nun olması bile kent kimliği açısından yeterli değil. Derince’nin Körfez ile İzmit arasında sıkışmışlıktan kurtulup kendine özgü bir kent olması gerekiyor. Bunun için iki ana problem var; bir ulaşım, iki kentin çarşı ticaretinin geliştirilmesi. 

Sizin projeleriniz neler?

 Ben projelerimi maddi kalkınma ve insani kalkınma olarak değerlendiriyorum. Maddi kalkınmayı Çenesuyu gibi yeni yatırımlar, atölyeler, üretim ve istihdam alanları oluşturma, insani kalkınmayı da eğitim olarak belirliyorum. Aslında hem yatırım hem eğitim ikisi de belediyeciliğin alanı değil. Fakat yerel yönetim, yerel ihtiyaçları cevaplamalı. Derince’nin en önemli problemi işsizliktir. 24 bin 500 öğrencimiz var. İşsizliği yatırım, üretimle ortadan kaldırabiliriz. Bu öğrencilere de başarılı bir yol haritası çizmek için de yetenekli oldukları alanda çocuklar yönlendirilmeli. Bu konuyla ilgili projemiz, kariyer eğitim merkezidir. Hangi öğrenci hangi alana eğilimliyse ona yönlendirilecek. Yetenek testlerinde üstün zekalı çıkan çocuklarımız için özel okul açacağız. Derince’de bir çocuğumuzun astronot olma hayali ve hedefi varsa biz onu belediye olarak yarı yolda bırakmayacağız. 

“TARIM AKADEMİSİ”

“Tarım, esnaf akademisi” gibi projelerimiz var. Bunların yanında gençlere yönelik Youtuber akademisi gibi çalışmalarımız da olacak. Önce insan, altyapı, üstyapı, yönetim, üretim, sosyal eğitim, yatırım. Doğal gıda ürünleri tesisimiz var. Derince’nin bir tarafı deniz, bir tarafı dağ. 7 tane köyü var ama 7 tane keçi yok. Hollanda Konya Ovası kadar bir yerdir. Tarımda Türkiye’nin 8 katı gelire sahip. Bizim güvenebileceğimiz doğal yumurtaya ihtiyacımız var. Doğal süte ihtiyacımız var. Tarım akademisiyle çiftçilerimizi hem sınıfta hem yerinde eğiteceğiz. Onların ürettiğini bu tesiste ambalajlayıp Derince’ye ve Türkiye’ye satacağız. Böylece ciddi bir gelir kapısı olacak. Kent mobilyaları atölyesi kuracağız. 

DİMER PROJESİ

Mesela bizim Derince İletişim Merkezi (DİMER) diye bir projemiz var. Problem neredeyse vatandaş çekip atacak. “Çek gönder DİMER’le sorunu gider” diye sloganımız var. Her mahalleye bir belediye diyoruz. Tüm muhtarlıklarımıza beyaz masa kuracağız. E-Referandumlar, E-Bilanço gibi uygulamalarımız olacak. 

Siz, mevcut belediye başkanına kıyasla nasıl bir belediye başkanı olacaksınız?

Belediyecilik insanı merkeze koymaktır. Şehir insanı merkeze almak için planlanır. İnsani ihtiyaçlar daha ön plana çıkmışsa; belediye başkanı şehrin müftüsü, milli eğitim müdürü kadar şehrini düşünmeli, düşünmek zorunda. Çünkü oralar bütçesi esnek olmayan yönetim modelleri. Biz niye üstün zekalılar okulu düşünelim, bu milli eğitimin görevi diyebiliriz ama demiyoruz. İlçemizdeki öğrencileri dert ediyoruz. Derince Belediyesi’ndeki işçilerin büyük kısmı asgari ücretle çalışıyor. Biz asgari ücretle işçi çalıştıramayız. 2-3 çocuklu bir aile babasına asgari ücret veremeyiz. Belediyeler kargo şirketi değildir, pizzacı değildir. Bu firmalar 25 yaş altındaki insanları asgari ücretle çalıştırıyorlar. Belediye işçisi asgari ücretle çalışırsa belediye o zaman başka bir şeye dönüşür. Bizim Derince Belediyemiz İŞKUR’dan formu alıyor, doldur boşalt, ne işçi çalıştırıyor ne bir şey. Bu bizde asla olmaz. 

“MAKYAJLAMA BELEDİYECİLİĞİ YAPMAYIZ”

Bizde yatırımlar ihtiyaca göre ve öncelik sırasına göre yapılır. Bizim bir Yelken Kafemiz var. Bu ihtiyaç olabilir ama asla öncelik değil. Bu kafeyi yaptığımız için borcumuz var. Planlaması düzgün yapılmamış. İtfaiye raporu alınamıyor. Belediye kendi kafesine ruhsat veremiyor. Bunu belediyeye gelir getirsin diye yaptıysak, şu anda belediye bundan zarar ediyor. Halk hizmet etsin diye yaptırdıysak, çay 4 liradan satılıyor. Salon 15 bin lira, yemekli salon 35 bin lira. Hem halka hizmet etmiyor, hem de belediyeye gelir getirmiyor. O zaman biz bunu niye yaptırdık. Gelir getirecek yatırımlar yapacağız. Makyajlama belediyeciliği yapmayız. Aramızdaki fark budur. 

Derince’de seçim AK Parti ve CHP’nin arasında geçiyormuş gibi bir algı var. Bu konudaki düşünceniz nedir?

 Normal şartlarda seçimin AK Parti ve CHP arasında geçme ihtimali yok. Ama bu dönem için AK Parti ve Sertif Gökçe arasında geçiyor gibi bir algı var. Biz seçime dahil olmadan önce Sertif Beyin şansı Muharrem İnce’nin sınırı kadardı. CHP’nin Derince’de alabileceği limit oydu. Biz dahil olduktan sonra Hakan Savaş’ın aldığı oyu alabilirse tebrik edeceğiz kendisini. Fakat bizim sokakta karşılaştığımız 10 kişiden 9’u “AK Parti’ye oy vermeyeceğiz” diyor. Bu durumda görünmeyen bir tablo var. Ben seçimin Zeki Aygün ile Halil Kayın arasında geçtiğini düşünüyorum. Kocaeli kamuoyu şurada yanılıyor: Derince’deki ev toplantılarına giden benim. Derince’deki evler Zeki Aygün’ü kabul etmiyor. Sertif Gökçe’nin zaten öyle bir kültürü yok. Evlere giren, evlerin nabzını tutan benim. Sokakta görünürlük adına hiçbir eksiğimiz yok. 

“BİZ YAPILABİLECEK PROJELERİ YAZDIK”

Projelerimiz onlarınki gibi uçmuyor. Onların projelerinde bir uzay üssü yok.  Zeki Aygün bir proje tanıtımı yapmış, bu Aziz Alemdar döneminde de, Ali Haydar Bulut döneminde de yapılmıştı. Söylenenlerin hiçbiri yapılmadı. Bunları yapmanın bir karşılığı yok. Derinceli bu projelere inanmıyor. Bizim yapılamayacak bir projemiz yok. Bütün kamu kurumlarını bir araya toplayacağız. Bunu da biz belediye bütçesiyle yapmayız. Devletle ortaklaşa yaparız. Katlı otopark yerine hemen al arsayı 300 bin liraya stabilizeyi, ya da parkeyi döşe. Otopark yap. Bunlardan 10-20 tane yap Derince’nin içine. 3 trilyona dikine otopark dikeceğine böyle ihtiyaç olan 10 tane yap. Şehre nefes aldırmak gerekiyor. Biz projelerimize yapılabilecek şeyleri yazdık. Bunu halk da görüyor. 

Siz Saadet Partisi dışında diğer siyasi partilerin de oylarını alabilecek misiniz?

 İddialı bir şey söylüyorum: En büyük oyu AK Parti’den alacağız. Daha sonra MHP’den oy alacağız ve CHP’den de çok hatırı sayılır bir oy alacağım. 

Bunu neye göre söylüyorsunuz? Saha çalışmalarınızda edindiğiniz bir izlenim mi?

 Mesela CHP’lilerle apartman toplantısı yapıyoruz. Ben konuşup gittikten sonra telefon geliyor. Apartman olarak size oy vereceğiz diyorlar. Benim söylediklerim insanlara geçiyor. Ben, ihtiyaç duyulan şeyleri söylüyorum. Şimdi CHP’liler durduk yere bana oy vermez ama dokunduklarım oy veriyor. O zaman bende gece gündüz insanlara temas etmenin peşindeyim. Mahallelerde salon toplantıları yapıyorum. Hiçbiri yapamıyor. Geçtiğimiz akşam Yenikent’teydik. 500 kişilik salon toplantısı yaptık. 

“KENDİMİ HIRPALARCASINA ÇALIŞIYORUM”

Onların biri kapalı da yaptı biri Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde yaptık ikisi de bitirdiler seçimi. Biz bütün planımızı hazırladık. Hem aşağıdan network, hem hava, deniz operasyonlarımız sürüyor. Sonuç her halükarda bizim haricimizdekileri çok şaşırtacak. Biz şu an kazanmak mı yoksa oyumuzu yükseltmek mi? Hangisine razıyız. Ben oyumuzu yükseltmeye razı değilim. Hırpalarcasına kendimi parçalıyorum. Bu tarz bir mücadeleyi Fatma Hanım’da da görüyorum. O da yüksek tempolu çalışıyor. 

Seçmene son olarak vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

 Projelerim ortada. Bana oy vermek zorunda değilsiniz ama destekleyi düşündüğünüz adaya seçim kabinine girdiğinizde bir bakın. Bir de bana ve projelerime bakın. Hangisi Derince’yi daha iyi yönetir,  hangisi çocuklarınıza daha iyi bir gelecek hazırlar? Buna karar verin.

14 Mart 2019 - 47 Okunma

Muhabirler : Ayşegül Kalaycı , Muharrem Şenol


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Güncel Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Güncel Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (262) 323 31 00
Reklam bilgi

Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?