POST TRUTH

Post Truth 2016 yılında Oxford Sözlüğünde İngilizce de yılın kelimesi seçildi. Peki nedir bu Post Truth ? Gerçek ötesi, Hakikatin değersizleşmesi/önemsizleşmesi olarak çevirebiliriz.

Hayatımızda bizler farkında olmasakta bir çok Post Truth bulunmakta. Ve bunlar bize toplum, kitleler, sosyal medya gibi araçlarla gerçek/hakikat öyleymiş gibi yansıtılmakta..

Burada Platonun mağara alegorisi/benzetmesine değinmekte fayda var. Mağara da elleri arkadan bağlanmış hareket edemeyen birkaç adam bulunmakta.. Karşılarında da korku duydukları farklı farklı malzemelerin gölgeleri.. İçlerinden birisi zincirlerinden kurtulup mağaradan dışarı çıkmayı başarıyor, bir de ne görsün. Dışarıda gökyüzü, bulutlar, rüzgar, okyanus, canlılar. Asıl hayat dışarıda. Geri arkadaşlarının yanına dönüyor ve onları uyarıyor. Bunlar gerçek değil. O gördükleriniz sadece arkanızda duran cisimlerin gölgeleri gerçek hayat dışarıda! Tabi inanıyorlar mı hayır! Çünkü onların gerçeklikleri o..

Peki bu zincirlerinden kurtulan adam şimdi ne demeli. Hmm arkadaşlarım böyle söylediler onlar sayıca çok kişi hepsi de yanlış düşünüyor olamazlar mı demeli? Yoksa hakikati farkettim onlar öyle dese de ben artık gerçeğin farkındayım diye mi düşünmeli.. Sizce?

1953’de yayınlanan ünlü Asch deneyini incelemenizi öneririm. İnsanın karar verme mekanizmalarının nasıl felce uğradığını, algı yönetiminin sonuçlarını çok net görürsünüz. Uzunluğu belli bir çubukla; çok basit bir şekilde aynı uzunluktaki çubuğu seçenekler arasından seçmeniz isteniyor. Yalnız olduğunda veya arkadaşları da doğru cevabı söylediğinde herkes aynı uzunlukta çubuğu seçebiliyor. Ancak özel seçilmiş kişiler yanlış cevabı vermeye başladıklarındaysa işler değişiyor. Deneklerimiz de bir süre sonra göz göre göre yanlış cevapları vermeye başlıyorlar. Doğruyu bile bile.. Sırf ne uğruna yalnız kalmamak, rencide olmamak, o garip bakışlara maruz kalmamak uğruna..

Nerede hayatımızda başka bu Post Truth’lar.. Hayatta aslında bir çok yerde.. Kimya’nın sahtesi olan Simyada.. Simyacılar ne yapmaya çalışıyordu elementleri altına dönüştürmeye uğraşıyorlardı. Elbette böyle bir şey doğa yasalarına aykırı ve mümkün değil. Ama insanları inandırıyorlardı. Astronomi gök bilimidir ama sahtesi astroloji hemen orada beklemektedir. Hayatınız; Dünya ve Güneş’in hareketlerine göre şekillenecek! Peki 13. Burcun “Yılancı” bulunduğunu NASA 2019’da açıkladığında dikkate alındı mı.. Elbette Hayır. Herkes aynı şekilde devam etti. Çünkü kurulmuş bir pazar düzen vardı..

Aynısı “Din” de geçerli değil diye mi düşünüyorsunuz. Post Truth’ların belki de en fazlası dinde yer alıyor. Hurafe, yalan, batıl ve aslında öyle olmayan, Allah’ın vahiyde anlatmadığı veya öyle anlatmadığı bir çok şey insanlara yanlış şekilde sunulmaya insanlar kandırılmaya devam ediyor. Allah Kur’an da Ruhban sınıfı/ayrıcalıklı bir sınıf olmaması gerektiğini, adaleti, liyakati ısrarla vurgularken bugün maalesef bunların uygulanamadığını görüyoruz. İnsanlar kendileri bizzat emek verip araştırıp, inceleyip, sorgulamadıkları sürece maalesef bu “gerçeğe ulaşma hakkının çalınması” bitmeyecek.

Yalan gerçeğin katildir ve sizin gerçeğe ulaşma hakkınızı elinizden alır. Post Truth’larda bir diğer yapılan şey kişiler hakkındaki algı operasyonlarıdır. Hakkında olumsuz söylenceler yapılan şahısları dinleme konusunda önyargılarımız oluşur. Ama bilmiyoruzdur, belki de işimize yarayacak şeyler de söylüyordur. Beğenmediğinizi yine almazsınız ama toptan çöpe atma mantığı çoğu zaman bizlere iyi gelmez ve öğrenme fırsatını kaçırmamıza neden olur. Kuran’ın bir ilkesi bu konuda yine güzel bir fikir verir. “Onlar ki sözü dinlerler, en güzeline uyarlar”.

Tam aksi de elbette geçerli sevdiğiniz değer verdiğiniz bir insandan da yanlış fikir ve cümleler dökülebilir. Onu seviyorsunuz diye her söylediğini almak zorunda mısınız? Elbette hayır. Ayıklamak elemek durumundasınız..

Ünlü düşünür Sokrates’in fikriyatıyla sonlandırmak istiyorum. Bir gün bir yerden bir Parhestes çıkar gelir ve der ki; Ben at sineğiyim. Sizi rahatsız etmeye geldim. “Doğrunun ne olduğunu bilmiyorum ama sizin inanç ve yaşam şeklinizin doğru olmadığını biliyorum” diyordu. Hepimiz neleri yanlış yapıyor, yanlış düşünüyor olabileceğimiz üzerine daha fazla kafa yorarsak sanırım hem kendimiz, hem ailemiz, hem de toplum için -Daha İyi Bir Dünya İçin- harika olacaktır..O zaman daha iyi bir gelecek düşleyebiliriz.. Selamlar..

Halil AKÇAKAYA 12.01. 2020

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Akçakaya 80 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Güncel Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Güncel Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Kocaeli Markaları

Güncel Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 31 00
Reklam bilgi

Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?