Su Deyip Geçme

En yaygın teoriye göre Su Dünya’ya çok sayıda kuyruklu yıldızın çarpmasıyla geldi. Milyarlarca yıl önce.. Tabi o zaman Dünya’nın bir atmosferi de yoktu. Şu anda Dünya’da ki su miktarının yaklaşık 1,4 milyar km küp olduğu tahmin ediliyor.
Suyun canlılıkla ne gibi bir ilişkisi olabilir? Biliyoruz ki Dünya’nın ve insan vücudunun %70 den fazlası sudan oluşuyor. Canlılık tek hücreli canlılarla ilk olarak su da başladı ve günümüzde yapılan uzay araştırmalarında; bir gezegende yaşam ihtimali incelenecekse ilk bakılan şey yine herhangi bir formda su bulundurup bulundurmadığı.. 
İnsan açlığa haftalarca dayanabilirken susuzluğa ise sadece birkaç gün dayanabiliyor. Vücudumuzda gerçekleşen sadece %10 luk su kaybı ölümle sonuçlanabiliyor.
Su; Dünya’nın yaşanılabilir bir ortam olmasında belirleyici bir rol üstleniyor. Isı tutabilme özelliği sayesinde deniz ve okyanuslar gündüzleri Güneş’ten gelen ısıyı tutarak karaların aşırı ısınıp kavrulmasını engellerken, gece ise tuttuğu ısıyı ısı alışverişi ile salarak Dünya’nın aşırı soğumasını engelliyor.
Yer şekillerinin oluşumunda da su büyük öneme sahip.. Kayaların arasında biriken su hava soğuduğunda donuyor. Diğer maddelerin aksine donarken genleşen suyun hacmi/kapladığı yer artıyor. Böylece rüzgar ve dalgalarla birlikte kayaların ayrılıp parçalanmasına/ufalanmasına neden oluyor. Kum ve (daha sonra çeşitli yollarla minerallerin de eklenmesiyle) toprak işte böyle oluşuyor.
Biliyorsunuz toprak besin zincirinde önemli işlevler görüyor. Bitkiler yetişiyor ve biz ya o bitkileri, ya da o bitkilerle beslenen hayvanları tüketiyoruz. Peki o uzuuun ağaçların en üst noktalarına kadar su nasıl çıkıyor dersiniz?
Kapiler etki.. Nedir bu kapiler etki. Suyun diğer moleküllere bağlanma/tutunma isteğinin, kendi molekülleri arasındaki etkileşim isteğinden daha fazla olması. Bu etki ile topraktan alınan su ağacın gövdesi içinde kendiliğinden tutunarak metrelerce yukarılara doğru hareket ediyor. Bizde bu özelliğin nimeti olarak en yukarılardan toplayabiliyoruz o leziz meyveleri..
Çok severiz şöyle bir göl, deniz manzarası izlemeyi değil mi.. Bazen bir balık zıplayıverir şaşırırız. Ama asıl şaşılacak şey belki de suyun diğer bilinen maddelerin aksine donarken büzülmek yerine genleşiyor olması ve bu sebeple yoğunluğunun azalıyor olmasıdır. Tüm maddelerin katı halleri, kendi sıvılarında battığı halde; suyun katı hali kendi sıvısında yüzmekte. Bu da oldukça ilginç ve suyun dipten değil yüzeyden donmasını sağlıyor. Böylece yüzeydeki buz tabakası bir yalıtım meydana getiriyor alt taraf aşırı soğumuyor canlılık ve çeşitlilik devam edebiliyor.
 
Allah’ın böyle bir yasası olmasa ve su dipten donmaya başlasa yukarı doğru donma devam edecek ve canlılık oluşamayacaktı. Dünya’da ilk yaşamın su da başladığı düşünülecek olursa belki de yaşam hiç başlamayacak,fotosentez-besin zinciri olmayacak ve bizler de hiç var olmayacaktık..
Ayrıca su Dünya da sürekli bir döngü halinde tabi.. Tatlı sudan, tuzlu sudan, kirli sudan sürekli buharlaşıyor ama birlikte karışık bulunduğu maddelerle değil sadece buharlaşan su.. Yukarılarda soğuk hava ile karşılaşınca yoğuşuyor bulut oluyor, yağmur oluyor, temizliyor bahçelerimizi ve umarım kaybettiğimiz insanlığımızı da..
Şair Şükrü Erbaş’ın söylediği gibi Yıkanır mı ruhumuz, gönlümüz yağmurlarla...
Elbette bitmez su ile ilgili söylenecekler, öğrenilecekler.. Yıkanıyoruz, yüzüyoruz.. Madalyonun diğer yüzündeyse temiz suya erişimi olmayan 2 milyar insan.. Karşı tarafta ise suyun değerini bilmeyen, umarsızca kullanıp, kirleten, israf eden bizler..
Dileğim; Ramazan ayında su üzerine biraz daha fazla kafa yorup düşünebilmemizdir. Dünya’nın geleceği için suları kirletmeye ve gereksiz kullanıp israf etmeye bir son vermeli artık. Tüm evren/dünya/su/besinler benim ve bizim için, tüm tasarruf hakkı benim elimde istediğimi de yaparım zihniyetinden vazgeçmeli ..
2005 yapımı Black “Siyah” isimli fimden bir replikle bitireyim. Allah’ım verdiğin temiz hava, su, besinler ve sağlık için teşekkür ederim.. Ömrümüz Ramazan, bayramımız ahirette olsun. İyi bayramlar..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Akçakaya 49 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Güncel Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Güncel Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (262) 323 31 00
Reklam bilgi

Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?