Son Dakika Kocaeli Haberleri

Reklamı Kapat

28 Şubat Bitti mi?

Türkiye’de yakın tarihin en acı dönemini 28 Şubat süreci oluşturmaktadır. 28 Şubat sürecinde, İslami duyarlılığı olan kesimlere dönük her türlü kirli yöntemle saldırılmıştır. Laiklik söylemi altında, din düşmanlığı yapılmıştır.

28 Şubat süreci ile ilgili akademik makaleler kaleme aldım. Bir tarihi olgu olarak incelemekten öteye bir anlam ifade etmemesi en büyük arzumdu. Lakin aradan onca zaman geçtiği halde, hala daha sürecin bitmemiş olduğunu görmek üzüntü verici.

Farklı inanç kesimlerini devletin baskı altına alması ve onların yaşam tarzlarına müdahale etmesi kabul edilemez. Farklı dünya görüşündeki insanların, vatandaşlık ortak paydası üzerinden birlikte yaşamayı başarmaları bir zorunluluktur.

Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşananlar, biraz daha farklılıklara saygılı olma noktasında yol almamızı kolaylaştırmalı. Özellikle içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan iç savaşların hiçbir toplumsal kesime huzur getirmediği, herkesin kaybettiği bu kadar ortadayken, kardeşçe yaşamanın bir kader olduğunu görmek gerekmez mi?

Cumhuriyet Türkiye’si, hemen her kesime farklı dönemlerde baskı uyguladı. Her kesimin kendine göre yaşanmış acıları var. Bu acıları unutmamak lazım. Acılar bize kardeşliğin ne kadar önemli olduğunu hatırlatmalıdır. Farklı toplum kesimlerine yapılan zulümlere sessiz kaldığımızda günün birinde sıranın bize de geleceğini görmeliyiz. Mecbur olduğumuz için değil, bir zenginlik olduğu için farklılıklara sevgi ile yaklaşmalıyız.

Siyasetin dili ve uygulamaları güzelleştikçe, toplumsal katmanların da kaynaşması kolaylaşacaktır. Farklı siyasi alternatiflerin gündeme gelmesi için, korku ve kaygılarımızın ortadan kalkması gerekir. AK Parti veya CHP’yi kendi yaşam tarzının önünde bir engel olarak gören kesimlerin, farklı arayışlara girmesini beklememek gerekir. Korkular ve ideolojik darboğazlar, siyasetin kendini yenilemesinin önünü tıkamaktadır.

17 yıllık AK Parti iktidarı döneminde özgürlük alanlarının oldukça genişlediği yadsınmaması gereken bir gerçekliktir. Artık herkes istediği dili konuşup, kendi kültürel değerlerini kamusal alana taşıyabiliyor.

Uzun yıllar baskı altına alınan dindar kesim de bu süreçte kendini daha özgür ve eşit yurttaş olarak hissetmeye başladı. Artık Aleviler, kimliklerini saklama mecburiyeti hissetmeden, gönül rahatlığı ile dillendirebiliyorlar. Azınlıklara dönük de çok olumlu adımlar atıldı.

Son dönemlerde daha görünür olan bazı yaklaşım ve uygulamalar bizleri dehşete düşürmektedir. Bir taraftan tesettürlü kişilere CHP rozeti takılıp, kardeşlik söylemleri gerçekleştirilirken, diğer taraftan meydana gelen bazı gelişmeler, dindar kesimin dehşete düşmesine neden oluyor.

Bunlardan ilki Üstün Dökmen’in başörtüsüne saldırısıydı. Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği bir programa konuşmacı olarak davet edilen Prof. Dr. Üstün Dökmen yaptığı konuşmada “Nasıl bir pilot sarhoş olmamalı, bir Hristiyan psikolog haç takmamalı ise; Rehberlik Öğretmeni de Başörtülü bir olmaz!, meslek icra edilirken İnşallah, Maşallah, Hayırlısıyla gibi cümleler sarf edilmemelidir!" ifadelerini kullandı.

Başörtüsü ile sarhoş pilot ifadesinin aynı cümlede kullanılması, kafalardaki İslam algısının net bir göstergesiydi. Kendisi de 28 Şubat mağduru olan ve 6 yıl boyunca başörtüsü dolayısıyla görevini yapamayan İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, program sonrasında Üstün Dökmen’e plaket takdim etti. İşin garip tarafı şu ki, başka konuşmacı yokmuş gibi İslam’a karşı negatif yaklaşımı olan birisi konuşmacı olarak davet edilmiş.

Aradan fazla bir süre geçmeden daha acı bir olay yaşanmıştır. 8 Mart kutlamaları bağlamında İstanbul’da gerçekleştirilen bir yürüyüş esnasında okunan ezanı ıslık ve çığlıklarıyla protesto eden binlerce mahlukun birlikteliği.

Söz konusu protestoda dikkat çeken birkaç nokta üzerinde durmakta fayda vardır:

1)   Kadın erkek eşitliğini savunan grup, aslında bütün kadınları eşit olarak görmemektedir. Onlar için özgürlüğü sadece kendileri gibi düşünen ve yaşayanlar hak ediyor.

2)   Organizasyon CHP ve HDP önderliğinde gerçekleşmiştir. Protestoya katılanların içinde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP Parti Meclisi üyesi Sera Kadıgil ve CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok’da bulunuyordu. Dolayısıyla ezana ve Müslümanlara saldırının arkasında CHP’nin de sorumluluğu mevcuttur.

3)   Bir taraftan dindarlara kapısının açık olduğunu söyleyen ve hatta Saadet Partisi ile ittifak kuran CHP, diğer taraftan İslami değerlere saldırılmasının organizatörlüğünü yapabiliyor.

4)   Ezana karşı protesto yapan marjinal grupların önemli bir bölümünün başta Soros olmak üzere Batılı güçlerin maddi desteği ile desteklendiği gerçeği görmezden gelinmemelidir.

5)   Ezanı protesto edenlerin, kilise ve sinagog ile herhangi bir sorunları olmadığı bilinmektedir. Onların tek düşmanı İslamdır.

6)   Geçmişi dine karşı baskılarla dolu bir partinin bu tür bir eylemde yer alması sonrasında dindar kesimlerde gelecek ve yaşam tarzı kaygısı artmıştır.

7)   Bu tür bir eylem, organize edenlerin gerçek yüzlerinin görülmesine ve Cumhur İttifakına olan desteğin artmasına neden olacaktır. AK Parti, basiretsiz muhalefetin yanlışları ve kötü niyeti dolayısı ile kendi seçmenini sandığa daha kolay götürebilecektir. Bazı marjinal örgütlerin desteğini almaya çabalayan CHP, yaptığı tutarsızlıklar ve büyük hatalar ile AK Parti’ye zoraki oy verenlerin kenetlenmesine yardımcı olmuştur.

Toplumsal tabakaların kaynaşması önünde en büyük engel, basiretsiz siyasilerdir. Kardeşlik iklimini zedeleyen uygulamalara karşı toplumun her kesiminin tepkisini göstermesi gerekir.

Ezanların kıyamete kadar daha gür bir şekilde yankılanması ve al bayrağımızın bütün güzelliğiyle bütün Turanda dalgalanması temennisiyle…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdulvahap Akıncı 1801 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Güncel Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Güncel Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (262) 323 31 00
Reklam bilgi

Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?