Son Dakika Kocaeli Haberleri

Reklamı Kapat

BİZ NE’YİZ MERAK EDİYOR MUSUN ?

Etmeliyiz çünkü biz bu bedenle birlikte varız .. Vücudumuzda az sonra çok azını bahsedebileceğim mekanizmalar olmasa var olamazdık .. “Bunları kullanırım keyfime de bakarım” dememeli üzerine düşünmeliyiz. Çünkü bizim değil, biz yapmadık hiç birini ve bizimde kalmayacak.. Vücudumuzda neler oluyor, nasıl değişiyor birlikte bakalım.. Hepsi temelde bahçenizdeki toprağın içeriğinde de bulunan atomlardan oluşuyor.. Topraktan geldi, ait olduğu yere geri dönecek..

Her gün içtiğimiz küçük su şişelerinden 9 tanesi kadar Kan var vücudumuzda.. Bu kanın içerisinde toplamı ancak bir tırnağımız kadar olan Demir, havadan aldığımız Oksijenle birleşince kanımızın rengini kırmızı yapıyor.

Ömürleri 4 ay olan alyuvarlar vücudunuzda dört bir yana oksijen taşımakta. Kanınızdaki beyaz kan hücreleri ve antikorlar da sizi koruyor. Birbirlerine haber veriyorlar.

Dış dünyada insanların kurmakta güçlük çektiği iletişimi vücudumuzdaki yaklaşık 100 trilyon hücre çok uzun yıllar harika bir biçimde yapıyor. Belki de bize örneklik gösteriyor..

2 metrekarelik büyüklüğüyle derimiz en büyük organımız. En ince kısmı göz kapaklarında, en hassas yeri ise dudaklarımızda.. Tüm derimiz kendini yaklaşık 1 ay gibi bir sürede yeniliyor. Yanlış duymadınız. Evdeki tozların büyük çoğunluğu ölü deri..Derimizdeki gözeneklerden günde en az yarım bardak ter döküyoruz. Şaşıracaksınız ama ter tek bir tür değil. 2 tür ter var. Bizi serinleten Ekrin teri ve vücut kokumuzu veren Apokrin teri..

Deri demişken biliyorsunuz derinizde kıllar var. Her bir kıl ve saç tanesi; üşüdüğümüzde dikleşmesini sağlayan minik bir kasa bağlı. Bir insanda ortalama 5 milyon kıl bulunmakta.. Saçınız da kıldır ve beyninizin uygun sıcaklıkta tutulmasında rol oynar.

Vücudunuzda 1 kova kadar yağ var diyebiliriz.

640 kasa bağlı 206 adet kemiğiniz bulunmakta ve düşünmeye pek ihtiyaç duymadan otomatik hareket ettiriveriyorsunuz. Sadece gitmek istiyor ve gidiyorsunuz, yapmak istiyor ve yapıyorsunuz.

Toplam damar ağınız 100.000 km civarında.. Bu Dünya’yı ekvatordan tam 2,5 defa dolanabilmek demek..

Kalbiniz.. Acaba kalbim nasıl oluyor da böyle atıyor diyorsanız.. Kalbin sağ kulakçığının üst kısmında yerleşmiş olan “Pacemaker” adı verilen ve elektrik akımı üreten bir hücre topluluğu var bu yapının oluşturduğu akım sayesinde Kalbimiz günde yaklaşık 100.000 defa çarpıyor.

Akciğerleriniz.. Toplamda 600 milyon alveol (Oksijen-Karbondioksit gaz değişim bölgeleri) içeren akciğerleriniz dev bir süngerdir ve su yerine hava emerler. Tüm alveolleri yan yana koyup yaysaydık; bir tenis sahasını kaplardı.. Günde 23.000 kez nefes alıp veriyoruz. Hava bedava.. Öksürerek ve hapşırarak havadaki toz ve mikropları dışarı atıyoruz.

Böbrekleriniz atıkları sürekli filtreliyor ve idrara dönüştürüyor.

Siz yürürken, konuşurken, çalışırken sindirim sisteminiz çalışmaya devam ediyor. Mideniz ve bağırsaklarınız en önemli bölgeleri.. Bir yemeğin vücudumuzdaki yolculuğu 18 ila 30 saat arası sürüyor. Bağırsaklarınızın boyu 9 metre.

Karaciğer oldukça zararlı atıkları, daha az zararlı hale dönüştürür..

Biraz yukarılara doğru çıkarsak; dişleriniz ile besinleri parçalıyor ve yutulabilir kıvama getiriyorsunuz. Kulağınız.. Vücudunuzdaki en küçük kemiklerin titreşimiyle çevrenizdeki sesleri işitiyor. Burnunuzla 4000 farklı kokuyu ayırt edebiliyorsunuz.

Vücudunuzun dört bir yanında ısı algılayıcıları var. Diliniz ve dudaklarınız ısı algılamada en hassas yerler ve sıcaklığı daha dokunmadan hissedebilirler..

Şu an yazıyı okurken kullandığınız gözleriniz.. Bir şeye odaklandığımızda daha az kırparız ama Göz kırpmak hayatidir. Gözlerinizi kırpmasaydınız kör olurdunuz. Her kırpmada gözünüzün nemli tutulması ve mikroplardan arınması için sıvı salınımı olur. Dakika da ortalama 20 defa göz kırpıyoruz.

Beyin vücudun kontrol edildiği; anı, düşünce ve duyguların gerçekleştiği merkez..

Nasıl okuması bile uzun sürüyor değil mi ?

Evet bütün bunlar ve çok daha fazlası; sen Anne rahmindeyken ve bu cümlenin sonuna koyacağım noktadan daha küçük bir haldeyken başladı. O noktanın içinde sana ait tüm bilgiler sıkıştırılmış halde 2 metre uzunluğundaki DNA’nızda bulunuyordu.

Kolların ve bacakların tomurcuklandı, uç kısımları el ve ayaklara dönüştü, parmak izlerin, burnun, göz, kulak ve tüm bu sistemler ..

Şimdi Dünya rahmindesin ve ne güzel yaşatılıyorsun değil mi ?

Milyonlarca canlı türü, dağlar, denizler, bulutlar, bitkiler ile rengarenk bir Dünya..

İnsanların vücudu en çok Hidrojen, Oksijen, Azot ve Karbon gibi atomlardan meydana gelir ve bu atomlarınızın tamamı 7 yıl gibi bir süre içinde yenileniyor. Yani 7 yıl önceki hiç bir atomunuz şu an vücudunuzda yok gitti yerine yenisi geldi..

Değişmeyen ne var ki.. Baharın arefesindeyiz ve bitkiler yeni bir değişimin heyecanında ..

Peki siz 7 yıl önceye kıyasla ne kadar değiştiniz?

Günümüz toplum ve insan mühendisliğinde bolca dizi, film, yarışma ve maç izlemek normalmiş gibi algılattırılsa da aslında hiç de normal değil. Elbette bunları kontrol bizde olduğu sürece zaman planlamasıyla yapabiliriz. Ama yemek yeme, tuvalete gitme gibi anları bile reklamlar-devre araları belirliyorsa artık kontrolü kaybetmişiz demektir. Yani program efendi, biz ise köle olmuş oluyoruz. Programlar bizi kontrol ediyor. İş sonrası her akşamı böyle değerlendiren bir kişinin gerçekten ne okuması-araştırması ne de çevresine, çocuk ve yakınlarına aktarıp paylaşıp yardımcı olabilmesi mümkün olabiliyor.

Diğer canlıların hiç biri araştırmalar yapıp insanlar gibi kendisini ifade edemez ve sizin gibi yazılanları okuyup anlamlandıramaz.. O halde bizi farklı yapan birşeyler daha olmalı değil mi ? Bu acaba Allah’ın insanlara üflediği Ruh ‘dan kaynaklı olabilir mi ?

Biz diğer canlılardan farklı olduğumuz gibi, birbirimizden de farklıyız. Her birimizin beyni; beyin cerrahlarının söylediğine göre birbirinden farklı.. Çünkü hem genomumuz hem de geçirdiğimiz yaşantılar farklı. Bu da her birimizi özel yapıyor..

Her birimiz özel olduğumuza göre bu Dünya’ya kendi hikayemizi yazmaya ve bir farklılık yaratmaya gelmiş olabilir miyiz acaba ?

Bence şu sorular çok önemli.. Bunların hepsi kendi kendine mi oldu? Hiç bir amacı anlamı yok mu? Benim bu Dünya’da varoluş amacım nedir? Ben burda ne yapıyorum? Olmasam ne eksilir? Ama ...

Yine amansızca direniyor insan.. Düşünmemekte direniyor ancak zaman durmuyor ne yazık ki.. Yaşı ilerliyor, derisi kırışıyor, saçlarına aklar düşüyor hep saklamaya çalışıyor herkesten ama başaramıyor ..

Hepsi o anlasın diye ama o kendinden ve başkalarından saklamaya kitlenmiş durumda..

Gelin hayat üzerine daha derinlikli düşünelim..

Son söz.. Allah’a ancak derin bilgi sahipleri gereğince saygı duyar.(35/28) Ey insanlar muhtaç olan sizlersiniz, Allah sınırsız zengindir.(35/15) Rabbimiz sen bunları boş yere yaratmadın. (3/191)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halil Akçakaya 798 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Güncel Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Güncel Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

01

Haşim Ay - Bu hem bilgilendirici hem de son derece perspektif kazandırıcı güzel yazısı için teşekkürler kardeşime

Yanıtla . 0Beğen 04 Mart 00:19

Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı şehrinizde parlatın, bu tanıtım fırsatını kaçırmayın!

0 (262) 323 31 00
Reklam bilgi

Anket Yeni sitemizi nasıl buldunuz?